28 Ocak 2026 - 17:19
Batı’nın Protesto Kriterleri Tartışma Yaratıyor: Aynı Eyleme Farklı Muamele

Küresel çapta yükselen toplumsal itirazlar, Batılı ülkelerin protestolara yaklaşımındaki tutarsızlıkları yeniden gündeme taşıdı. Aynı eylem biçimlerine farklı coğrafyalarda farklı tepkiler verilmesi, “çifte standart” eleştirilerini güçlendiriyor.

       Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA-  Batı’nın çifte standardı tam olarak burada ortaya çıkıyor;

İran’da bir protesto başladığında adına “halk hareketi”, “barışçıl gösteri” deniliyor ve hemen destek mesajları verip halkın haklarını savunuyormuş gibi poz kesiyorlar. Ama aynı protesto Amerika’nın kendi içinde gerçekleştiğinde birden tablo değişiyor; gösterici “vandala”, “iç güvenlik tehdidine” dönüşüyor ve karşılığı sert bastırma, tutuklamalar ve hatta orduyu devreye sokma tehdidi oluyor.

İran için destek ve teşvik reçetesi yazıyorlar,

kendi halkları içinse cop, hapishane ve sindirme reçetesi.

Protesto Amerika’nın sınırları dışında olursa kutsal sayılıyor;

ama kendi sistemlerine yaklaştığında suç haline geliyor.

İşte bu, yıllardır dünya kamuoyunu bununla kandırdıkları çifte standarttır;

İki farklı söylem, iki farklı davranış, ama tek bir çıkar: kendi çıkarları.

Kamuoyunda artan eleştiriler, özellikle Filistin’den Latin Amerika’ya, Afrika’dan Asya’ya uzanan direniş örneklerinde daha görünür hale geliyor. Sosyal medya ve alternatif haber ağları sayesinde bu çelişkiler daha geniş kitleler tarafından fark edilirken, Batı’nın söylem-pratik arasındaki uçurumu da büyüyor.

Gözlemciler, protestoların meşruiyetinin coğrafyaya ve çıkar ilişkilerine göre değil, halkların temel hak taleplerine göre değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde “özgürlük” ve “demokrasi” söylemlerinin inandırıcılığını yitireceği, küresel adalet arayışının ise direniş ekseninde güçlenerek devam edeceği ifade ediliyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha